|
Zaman zaman büyücülük olarak değerlendirilip yasaklandığı için oyun haline
getirilme eğilimi, iskambil kağıtlarının oluşmasını sağlamıştır. Fakat
günümüzde Tarot hem bazen korkulabilen hem de merak uyandıran gizemli bir dal
olarak görülür. Yorumlanmasında verilen bilgilerin doğruluğu, yorumu yapan
kişinin sezgilerine bağlıdır. Ama yorumda bahsedilen her şeyin gerçekleşeceği
söylenemez. Tarot sadece hayattaki yolunuzda ilerlerken daha uyanık olup doğru
yön çizmek için algılanmalıdır.
Tarot'un geçmişiyle ilgili birçok teorinin olduğu gözlenir. Bu teorilerden ilki
tarotun Mısır kökenli olduğudur. Bu bilgiye göre "arcana majör" veya "büyük
sırlar" denilen 22 kartlık ana deste Hermes Trismegistus tarafından
yapılmıştır. Gebelin isimli Fransız yazar ve araştırmacı eski Mısır tanrısı
Toth'un bilgi kitabı olduğunu savunur.
İkinci teoriye göre tarotun kökeninin Çin'den geldiği söylenir. Bunun en önemli
ispatı Çin'de Tang Hanedanlığında (MS 618-908) kullanılan paraların üzerinde
bulunan tarot sembolleridir.
Üçüncü bir teori ise Hint kökenli olduğudur. Hint çingenelerinden çıkmış
olmasıysa çingene kökeninin, Sanskritlere bağlı olduğunun kanıtı olarak
Sanskritçe dilinde iskambil destesine 'taru' denmesi gösterilmiştir.
Paul Foster'ın teorisine göre ise tarot birçok değişik ülkenin bilginlerinin
oluşturduğu,1200 yıllarında yapılan bir destedir. Bunun yapılmasının nedeni ise
Tarot sembollerini şifre olarak kullanıp eski ve geleneksel bilgilerin
saklanmasıdır.
Diğer bir görüşe göre ise tarot uzaylı bilgelerin sembolize edilmiş
bilgileridir. Bunun gibi daha pek çok teori bulunur. Tarot adının nereden
geldiği de araştırma konusudur. Kimi araştırmacılar İbranice 'torah'
kelimesinden geldiğini savunmaktadır. Diğer bir görüş de Latince 'rota'
kelimesinden geldiğidir.
Tarot, doğasındaki gizemi tarihinde de korumaya devam ediyor. Kaynağı ister Çin,
ister Mısır olsun, önemli olan insanoğlunun binlerce yıldır, bu kehanet
sanatından yararlanması olarak gözüküyor…
|